TAYYİP'İN PİSLİK ILGAZ MAFYASI

9 Mart 2015 Pazartesi

ESKİŞEHİR POLİSİNİN DİKKATİNE



POLİS KARDEŞLERİME ÖNEMLİ NOT

Sevgili kardeşlerim,
Duydum ki sizleri yine peşime takmışlar.
Beni köşe bucak arıyormuşsunuz.
Uçkuru bozuk orospu çocukları şikayetçi olmuş…

İşte o orospu çocukları, harama uçkur çözerken utanmıyorlar da…
İnternette yaygara edilince mi utanır oldular?

Rüşveti yiyenler, hırsızlık yapanlar, bu işleri yaparken utanmıyorlar da internette yaygara edilince mi utanıyorlar?

Diyelim ki beni yakaladınız.
Ya da ifade vermek için size geldim…
Benden ne alacaksınız?
İfade mi?

Benim ifademin geçerli olmaması için katiller bana sahte deli raporu aldırmadılar mı?

İfademi savcı alamazken, savunmamı hakim alamazken…
Siz benden ne alacaksınız, vallahi merak içindeyim…
Sizleri benim peşime takan kafalar kime hizmet ediyor?

Benden ifade mi alacaksınız?
Tamam, vereceğim…
Önce Ilgaz mafyasının beş cinayetiyle başlayalım.
Tarihi eser kaçakçılığından devam edelim…
Birinci dereceden korunması gereken sit alanı üzerindeki sahte ruhsatlı 70 villanın belgelerini teslim edeyim, siz de “alındı” yazılı bir belge verin.
Ilgaz mafyasının BUDA Bar’da gençlerimize sattığı uyuşturucuyu da geçmeyelim.
Büyükerşen’in kimlerden nasıl ve ne kadar rüşvet yediği konularına dalalım…
Var mısın Sayın Eskişehir Polisi?

Hangi bir savcı ya da polis, ihbar ettiğim cinayetlerle ilgili ifademi aldı?
Savcı Tülay Nermin Atay…
Savcı Hasan Gönen…
Savcı Salih Gündeş…

İfademi aldılar da ne oldu?
Ben Adliye’den çıktım gittim, verdiğim ifadelerimi Adliye’nin çöplüğünde buldum…

Demek ki bu ülkede cinayet işlemek serbest…
Antika kaçakçılığı yapmak da serbest…
Uyuşturucu satmak da serbest…

Bunların ceza yasalarımızda karşılığı yoksa…
Neden benim değerli zamanımı çalmak için arıyorsun ey polis kardeşim?
İnternet sitelerimi engelletirsin olur biter…
Adaletten muaf Orospu çocuklarının kirli işlerini  kimse okuyamaz…

Benim yalan söylemeyeceğimi her kimse bilir.
Benim işim parayla pulla da değil…

Eğer öyle olsaydı yatlarım katlarım, uçaklarım olurdu…
Benim derdim dürüst, saygın, temiz bir toplum inşa etmek.

Şimdi diyeceksiniz ki: “Sana mı kaldı?”

Ben internette korku saldıkça, uçkuru bozuk namussuzlar metreslerine “alo” bile diyemez oldular.

Rüşvetçiler korkudan rüşvet yiyemez oldu.
Ünlü hırsızlarımız hacca gidip temizlenmeye başladı…

Atalarımız ne demiş?
“Dinsizin hakkından imansız gelir…”
İşte bu orospu çocuklarının hakkından ancak ben gelirim.

Sonra, Anayasa Mahkemesi’nin resmi belgelerle bana bildirdiği “deli raporumla ilgili” dava hala Yargıtay’ca onanmamış…
Geriye dönük sahte bir mahkeme, sahte iddianame, sahte raporlar havalarda uçuşmuş…
Hakimler savcılar sahtekarlık yaparak büyük suç işlemiş…
Eğer bir başka ülkede yapsalardı bu organize sahtekarlığı, vallahi her birinin götüne kazık sokarlardı…

Hala bu uyduruk davaya UYAP yargı sisteminde göremedim.
Sözün kısası: Benim ifademi alamayacağın gibi, yargılatamazsın da…
Yargıtay’da bekleyen bir dava onanmadan, ya da bozulmadan, bana hiçbir surette işlem yapamazsın …
Yargıtay kararını bekleyeceksin.

Tayyip’e hakaret mi ettim?
Önce Tayyip’e soracaksın: “Ne yaptın bu adama da sana hakaretler yağdırıyor?”
14 sene hapis cezası, milyonlarca para cezası, nezarethane fasılları, heyete dahi girmeden düzenlenmiş sahte deli raporları… Tımarhane günleri…
Bunları yaptıran zaten Tayyip?
İnkar edemez ki?
Belgeli…


Sonra ben cinayet mi işledim kardeşim? Onu Ilgazlar yapar…
Hırsızlık mı yaptım? Rüşvet mi yedim? Onu Büyükerşen yapar…
Harama uçkur mu çözdüm?  Henüz  böyle bir pisliğim olmadı…
Uçkuru bozuk AKP’li Ahlak Öğretmenleri yapar…
Metreslerinden bir de çocuk peyda eder…
Zeynel Cengiz isimli bu şahısa bir sorun hele:
“Karın neden seni terk etti?” diye…
Sonra karısına bir sorun…
İsmini burada yazmak istemediğim bir çocuğu da DNA babalık testine gönderin…
Ondan sonra beni çağırıp ifademi alın…


Sonra namussuzluğu Osmangazi Üniversitesi’nin 3-5 şerefsizi yapar…
Kafi derecede ses kaydı ve gizli tanık mevcut elimde.
Sadece bekliyorum:
Bu ülkeye ADALET’in gelmesini…

Ey polis kardeşim,
Uçkuru bozuk  şerefsizleri internette teşhir ettim diye hor görme garibi…
İstesem bu orospu çocuklarının donunu bile alırdım…
Dedim ya ben paranın adamı değilim…

Her şehre işte böyle bir deli lazım…
Bu deliyi ben yaratmadım…
Rüşvet yiyerek cinayetleri örtbas eden bu devletin savcıları, hakimleri yarattı…

Her türlü  beni mağdur ediyorlar…
Sonra da emekli olmamın yolunu kapatıyorlar…
Adalet  bu mu?

Vallahi doğru söylüyorum…
Saygılarımı sunuyorum…


Kenan Akkuş (esrehber)



Hiç yorum yok: